Bugün: 22.08.2019

DÜNDEN GELECEĞE ARTVİN – MAYIS 2019

DÜNDEN GELECEĞE ARTVİN – MAYIS 2019

Macahel Havzası Kayalar köyü eski muhtarı, köşe yazarı Orhan Yavuz, Artvin'in geleceği ile ilgili olarak bir yazı dizisi hazırladı. İlk bölümünü siz değerli okurlarımızla paylaşırken, bu yazıların yerel yöneticilerin, Ankara'da Artvin'i temsil eden Milletvekilleri, bürokratlarının. 06.05.2019 13:16
STK'ların, Odaların ve Artvin halkının okuması, okuyanların okumayanlara tavsiye etmelerini, paylaşmalarını, bu makaleyi okuduktan sonra akıllarına gelen önerilerini, sunmalarını diliyoruz. Unutmayalım. herkes kendi dükkanının önünü temizlerse sorunlar daha kolay çözülür. yerel sorunları yerel dinamiklerle, yerel halk ve yerel imkanlar ile çözebileceğimizi unutmayalım. Orhan yavuz'un yazı dizisinin ilk bölümünü yayınlıyoruz:
"Tarihsel geçmişe nazaran günümüz dünyası yaşamı; zaman, mekan, etkileme alanı, hızı ve derinliği açısından bütün ezberlerin bozulduğu bir döneme girmiştir.
Dördüncü endüstri devrimi olarak da tanımlanan digital devrim, küreselleşmenin mevcuttaki kimi etkileri dışında; üretim, kalite, Pazar erişimi, rekabet, istihdam ve zenginliğin üretilmesi ve paylaşımı süreçlerinde birey hak ve özgürlükleri, devletlerin egemenlik alanları; riskler ve fırsat alanlarında şu ana değin karşılaşmadığımız bir coğrafyayı önümüze koyacağı kesindir.
Bilgi ve iletişim teknolojilerindeki gelişmeler düşünce dünyasını iklimlendirme, birey ve toplum davranışlarına yön verme noktasında yeni eşikler tesis edecektir.
Para, askeri ve siyasal güç, teknolojik kapasiteler, iletişim platformları, organizasyonel derinlik ve yetkinliklerin asimetrik (orantısız) şekilde bazı güç merkezlerinde toplanması; gelişim, değişim ve dönüşümün yönü ve sonuçları itibari bilinmezlikler ve riskler ile örgülenmiş bir geleceği de beraberinde getireceğinden şüphe yoktur.
“Doğal kaynaklar, yerelde üretim, kültür ve değerler” bu baskılama ve kuşatma etkisinde toplumların tarih boyunca tesis ettiği pozitif değerleri, üretme, kadim miras ve imtiyazlarını muhafaza etmeyi zorluklar zinciri ile kuşatmaktadır.
Sürdürülebilir bir ekonomi, doğa, sosyal yaşam ve dayanışma kültürünün ve düzeneklerinin altı boşaltılarak; dayanışma, üretme ve paylaşım yerine bireycilik, pragmatist, gündelik tepkiler eşiğinde davranış geliştiren bir topluma doğru gidilmektedir.
İlk aşamada çare gibi görünen “gemisini kurtaranın kaptan” sayılacağı tercihlerin (Kaddafi ve Saddam gibi ülke liderleri, etrafında kümelenen sözde burjuvazi); zaman içinde ve büyük fotoğrafta hiçbir güvence sağlamayacağı yaşanmış pratikler ışığında ortadadır.
Günümüz dünyasında toplumların; acil olarak ganimetçi/yağmacı bir kültür ve davranış tercihlerinden SORUMLULUK SAHİBİ düşünce ve davranışlara göç etmesi zaruri hale gelmiş olmuş, mevcut etkin anlayış ve işleyişler hiçbir şekilde sürdürülebilir değildir
Böylesi bir gidişat hiçbir hal ve şartta sürdürülebilir değildir.
Ekonomik olarak sürdürülebilir değildir.
İhtiyaçlar ve beklentilerin karşılanması noktasında sürdürülebilir değildir.
Sosyal doku ve kültürel olarak sürdürülebilir değildir.
Siyasal olarak sürdürülebilir değildir.
“Sorumsuzluk” kültürünün pompalanması, kurumsallaşması, meşru bir yol olarak benimsenmesinin hedeflenmesi gemilerinin yüzdürmek adına sorumsuzluk prensibi arkasına sığınıp kendi yaşam çevresinde menfaat/fayda ve hatta hukuka aykırı servet edinimi temin etmekle sınırlı kalmayan KÜRESEL OLİGARŞİK düzenin meşruiyetinin alanlar; KÜRESEL OLİGARŞİNİN saha gönüllü elçileri rolünü yüklendiklerini ayrıca not etmek gerekir.
Küresel iklimlendirme ve güç uygulama tercihleri ışığında Artvin, gününü ve geleceğini nasıl yönetecektir?
Oyun kurucu güçlerin küresel ve bölgesel jeo-politik tercihleri; ekonomik politikaları, teknolojik ve organizasyonel yetkinlikleri ve saha uygulamaları dikkate alındığında gelecek dönemin çok daha keskin ve sarsıcı etkiler doğuracağını öngörmek abartılı olmayacaktır.
Bu durum bir hali ile; küçülen yerel ekonomi, daha kısıtlı istihdam olanakları ve gelirler, daha fazla pazara bağlı tüketim, gittikçe açılan bir öz kaynak ve borçlanma makası, önce nispi olarak fakirleşme ve süreç içinde borç/varlık dengesinde negatif varlık noktasına geçiş. Böylesi bir kuşatma sadece ilimizin değil ülkemiz ve bütün dünya halklarının yaşadığı bir olduğu, toplumlar sahada etkili örgütlenme ve haklarına sahip çıkma durumunun tesisinde topluma menfaatlerinin hızlı ve derin erozyon ve yıkımları getireceği açıktır.
Hal böyle iken ne yapılmalıdır?
Bu yazımızda “ana kalem” başlıklardaki soruları dile getirmeye çalıştık. İçinde olduğumuz zaman diliminde ne olup bittiğini, sürecin nereye doğru evrileceğini, sürece müdahil olmama halinde hangi sonuçlar doğuracağına dair önermeler paylaştık.
Kuşkusuz, her zaman ve şartta sorunların aşılması için fırsat aralıkları vardır. Ve bu fırsatları yakalayarak fark yaratan; “kaybedenler gurubuna değil, kazananlar gurubuna dahil olacak” sosyal guruplar ve organizasyonlar olacaktır.
Artvin; geleceğini yönetme noktasında nasıl bir pozisyonlanma içinde olmalıdır, opsiyonları nedir, nasıl bir gelecek öngörüsü mümkündür, bu öngörülere erişim nasıl mümkün olacaktır, kaynak-kapasite-beceri geliştirme nasıl mümkün olabilir?
Artvin, GELECEĞİNİ YÖNETMEYE hazır mıdır?
Bu konu başlıklarına bir sonraki yazımızda yer verelim. Kalın sağlıcakla.


Etiketler: Artvin

Diğer Siyaset Alt2 haberleri

  • PAYLAŞ

YORUM EKLE

Misafir olarak yorum yapıyorsunuz. Üye Girişi yapın veya Kayıt olun.