Bugün: 22.08.2019

GEZ-GÖZ-ARPACIK!..

GEZ-GÖZ-ARPACIK!..

Gez, göz, arpacık.. Bunu askere giden, av merakı olan herkes çok iyi bilir. İyi nişan alabilmek ve hedefi vurabilmek için yazılmış bir anayasadır, GEZ-GÖZ-ARPACIK!. Siz değişseniz de bu anayasayı değiştirseniz de asla değişmeyecek bir anayasadır hedefi vurmak için. Her avcı hedefi kıyısından değil de 12'den vurmak ister!. 12'den vuramasa da anlatırken onu oraya getirir, 12'den vurur!.. 15.07.2019 09:53
İyi bir avcı hedef net olarak ortaya çıkmadıkça asla mermi atmaz!. Avcılar, abartıyı çok sever, ama bunu hikayelerini dinlesinler diye yaparlar.. Onun için tilkinin kuyruğunu 5 metre ile başlatıp, bunun hiç mi kuyruğu yoktur aşamasına getirdikleri bundandır!.. Ama bizim silahımız kalemdir, mermimiz yazdıklarımız, bizim mermimiz öldürmek için değil, memleketi, milleti,değerlerimizi, hakkı, hukuku, adaleti, insanlığı yaşatmak içindir.. ,
31 Mart yerel Seçimleri bitti. 23 Haziran Demokrasi ve Ders verme destanı seçimi de bitti. 13 bin farkı kazanmak için yeterli bulmayanlar 806 bin fark ile dumura uğradı!. Rüzgara karşı tükürenler, kendi yüzlerini tükürük denizine çevirdi!.. Güzel bir halk deyimi vardır. "Öpülecek yüzünüzü tükürülecek hale getirme."
Anıtkabir, hatıra defterinden yırtılan sayfa yeniden imzalı olarak yerine geldi. Artık iş zamanıdır. Artık, insanların umut bahçesine gelecek tohumları ekme ve su serpme zamanıdır!.
Biz, toplumun, halkın sesi, gözü kulağı gazeteciler olarak yapılanları, yapılmayanları, yanlışları eksikleri, aksaklıkları yazıp uyarma görevi verilmiş, demokrasinin 4. gücü olan gazetecileriz. Yazılarımızı yazarken, yandaş, kayırmacı, bu benim adamım, o benim hısımım diye yazı yazmayız. Yazan olursa da ona gazeteci zaten demiyor halk!. O türden olanlar halkın nazarında itibarını kaybetmiş, kalemi iflas etmiş ormanın çakalı olarak nitelendiriliyor!.. Evet, ormanda çakal sayısı arttı!. Hele de 17 yılda neredeyse ormanın tümü çakal!..
Gerçek ve doğruları söyleyen, yazan gazeteciler, asla boşa “laf ola beri gele, laf olsun torba dolsun” diye yazı yazmaz. Vara yoğa , her şeye maydanoz olmaz. Sorumlu gazeteci, takip eder, gözlemler ve yazar. Olması gerekeni yazar. Yazısı eleştiri mahiyetinde bile olsa çok kıymetli bir halk raporudur, halkın sesidir, muhatapları için.. Halkın doğal, cesur ve yılmaz avukatı gerçek gazetecidir.
Mümtaz hocam güzel bir nasihat yazısı kaleme alarak CHP belediyelerini nazik ve kibar bir dille uyarmış. Sizden öncekilerin yanlışlarını değişik versiyonlarla sakın yapmayın diyor!. Henüz çok yeni olduğunuz için hata yapsanız da bunu görecek tecrübeye sahip değilsiniz, onun için gazetecilerin yazdıklarına dikkat edin ve önemseyin diyor…
Değerli Dostlar; 30 Mart 2014’te yapılan yerel seçimde Artvin Belediye Başkanı seçilen başkan ile ilgili 2 yıl boyunca neredeyse hiç eleştiri yapmamıştım!. Ta ki Cerattepe Cehennemi yaşadığımızda yanımızda belediye başkanımızın olmadığını fark edene kadar!..
Artvin; biber gazı bulutuyla kaplanmış, çocukların balkonlara çıkamadığı, kuşların öldüğü, sokak hayvanlarının öldüğü, FETÖcü polisler tarafından hastanenin çocuk servisi penceresine bile gazın atıldığı günlerde yanımızda belediye başkanı yoktu!.. Ayağı sargılıydı!, topallıyordu!. Olay mahalline çıkamıyor, kahroluyordu!. (Kimi kalemşorlar da puro keyfindeydi!.).
İplerin koptuğu andır o an!.. Eğer Artvin’e, Artvin Halkına böylesi kapkara bir günde sahip çıkmayacaksan, başka günde bana hiç lazım değilsin. Sen bize ait değilsin, Sen Artvin’in aydınlığı değil, karanlığısın diyerek eleştiriler yaptık. Gerçi kaç gazeteci eleştirdi diyeceksiniz? O sayıyı da Artvin Halkı biliyor.
Sonuç, 5 yıl önce büyük umutlarla gelen, halka cennet vaat ededen, 1 haftada Artvin’i uçuracaklarını söyleyenler, devlerin palavra aşkları 5 yıl sonra buhar oldu gitti!..
Şimdi yeni belediye başkanları bundan ders almalı. "Bir nasihat bin musibetten evladır" İlle de başınıza musibetlerin gelmesini beklerseniz, siz gitmiş olursunuz!.
Önünüzde gerçekten bin dersten daha etkili yaşanmış, henüz buharları tüten örnekler var. Bu adamlar, iktidarın gücüyle başkan oldu, Yedikleri önünde, yemedikleri arkasındaydı!. Tüm kapılar açıktı. İstedikleri kadar borç alabiliyor, akrabaya, hısıma, partiliye har vurup, harman savuruyordu!.
Türkiye’de belediyeler Cumhuriyet tarihinde hiç bu kadar anormal, batasıya borçlandırılmamıştı!. Borç alabilmenin de bir kanunu, sınırı vardı!. Bunlara sınır yoktu! Belediye bütçelerinin katları borçlandırılmalar yapıldı. Bu batış, iflas borçlandırmasıydı!. Bilerek, kasten yapılmıştı. Bundan dolayı yolsuzluklar, arsızlıklar, hırsızlıklar arttı!..
Onların bu keyfi yönetim biçimini eleştirecek gazeteciler de bir şekilde susturuldu. Bundan en büyük zararı halk gördü. Nemalanan gazeteciler, gazeteler sesini çıkaramadı. Kör, oldu, sağır oldu, lal oldu, ama gazeteci olamadı!. Görevini yap(a)madı. Böylece demokrasilerde 4. Güç olan ayak kırıldı. 3 ayaklı masa artık ayakta kalamazdı!. Ve o çıkar masası devrildi!
Mağrur, halka tepeden bakanlar, deveyi hamuduyla götürenler, en önemlisi halkın kalbini kıranlar, hak yiyenler, göz göre göre insanların yüzüne yalan söyleme arsızları “Geldikleri gibi gittiler.”
Şimdi, yeni başkanlar geldi. Yeni insanlar, yeni yönetim anlayışları geldi. Henüz çok yeni oldukları için hataları da çok oluyor. Tecrübesizlikten olan hataları halk ayırt edebilecek kadar demokrasi kültürü, bilgisi ve edebine sahiptir. Kasıtlı ve asla onarılamayacak hataları da görür ve ayırt ederler. Bunun için genellikle 5 yılda bir kurulan, biz kazandık biz yaptık, biz başardık sandığınız “SANDIK” size bedeli çok ağır bir ders verir.
Halkı dinleyin, onların talep ve dertlerini yazan, yanlışa yanlış diyen erdemliliğini gösteren gazetecilerle konuşun. Onları size yakın tutup, susturma yöntemine sakın girmeyin!.. Sizin yanlışınızı , hatalarınızı yazacak halkın, Artvin’in ve dolayısıyla sizin gerçek dostunuzu kaybetmiş olursunuz!. Yandaşınıza, kankanıza, partilinize yaptığınız hizmetleri(!) Artvin’e hizmet ediyoruz sanırsınız!. Öyle sananlar sandıkla gitti!.
Söz sözü açınca yazı uzuyor. Yazı uzayınca zaten okuma engelli olan bir toplumuz, okunmama riski artıyor!. Mümtaz Temiz’in yazısı bir dost yazısıdır. Bir gazeteci duyarlılığıdır. Benim için de neden bir şey yazmıyorsun? Neden sustunuz? Diyen çok kişi var!. Bir hedefe ateş açabilmek için. “GEZ-GÖZ-ARPACIK” en önemli safhadır.. Boşa yazılacak tek bir satırım yok benim… Mümtaz hocama böyle güzel ve anlamlı bir makale yazdığı için teşekkür ediyorum..
-SAMİ ÖZÇELİK-


Etiketler: Artvin

Diğer Siyaset Alt2 haberleri

  • PAYLAŞ

YORUM EKLE

Misafir olarak yorum yapıyorsunuz. Üye Girişi yapın veya Kayıt olun.