Bugün: 22.08.2019

TEK AYAKÜSTÜNDE DURANLAR HEP KAYBEDENLER OLMUŞTUR!

TEK AYAKÜSTÜNDE DURANLAR  HEP KAYBEDENLER OLMUŞTUR!

Zafer Aydemir. Artvin siyasetinde yer almış, İl Başkanlığı yapmış, Milletvekili adayı olmuş, siyaset alanında her zaman, her dönem elini taşın altına koymuştur. 15.07.2019 09:31
Bundan dolayı gazeteciler zaman zaman düşüncelerini, fikirlerini almak için sohbet etmiş, söyleşi yapmıştır. Zafer Aydemir, toplumun sustuğu, konuşamadığı, her şeyden kaçtığı bir dönemde hiçbir gazeteciye de “Ben konuşmak istemiyorum. Ne konuşacağım?” dememiş, geri çevirmemiş, aksine toplum için halk için konuşmuş, konuşmaya da devam ediyor. Yalnızca konuşmakla kalmıyor, sosyal medyadan yazılarını yazmaya devam ediyor. Vatansever olmak, milliyetçi olmak aslında bunu gerektiriyor. Bana ne dememeli!. Hiç kimsenin, hiçbir bireyin bana ne deme hakkı yok!. Gördüğü yanlışı, aksaklığı, haksızlıkları, doğruları yazmalı, konuşmalı!..
Çünkü Türkiye Cumhuriyeti 780 bin km kare toprağıyla, 81 ili, 81 milyon nüfusuyla hepimizin anayurdu, vatanı, gelmişi, geçmişidir. Bu nedenle hepimizi ilgilendiren dalgalı okyanus sularında ilerleyen bir gemi misali olan Türkiye Cumhuriyeti’ne gönülden sahip çıkmak, kaptanından tayfasına kadar hepimiz görevimizi eksiksiz yapmak zorundayız. Hele de günümüz dünyasında? BOP’un kıskacında tam da merkezindeysek, hiç kimse buna kayıtsız, ilgisiz kalamaz, kalmamalıdır.
Zafer Aydemir, memlekete, millete hiçbir zaman kayıtsız kalmadı. Küsmedi, her toplumda konuştu. Konuşmaktan korkulmamasını gerektiğini bu şekilde insanlara anlattı. Konuşmalarıyla farklı düşüncelerin de konuşulmasını sağladı. Çünkü insanlar konuşarak fikir üretebilir. Susan toplum ise ayakta kalamaz, hayatta kalamaz.
SON İSTANBUL SEÇİMİNDE BAŞARININ SIRRI NE?
Zafer Aydemir, Türkiye’de siyasetin çıkış noktasıyla ilgili yaptığı değerlendirmesinde şu tespitlerde bulunuyor; 
“Şimdi baktığımızda ülkemizde siyaset yapanların en büyük hatası; kendi ideolojileri öne alarak siyaset yapmalarıdır. İster uhrevi, ister dünyevi olsun sosyalizminden tutun da milliyetçilerine kadar hepsi bu hatayı yapıyor. Buna siyaseten” TEK AYAK ÜSTÜNDE DURMAK” denir. Siz tek ayak üstünde durursanız, diğer ayağın boşta bırakılması vücutta dengesizlik yaratıyor. O ayağın tarafında olan yük de diğer ayağa biniyor. Bir ayrımcılık en başından yapılmış oluyor!. Orada "DENGE" bozuluyor, “LİYAKAT” bozuluyor “İNSAN” bozuluyor, “SİYASETİN” zemini bozuluyor. Son seçimi örnek vererek bunu anlatmaya çalışacağım.

Ekrem İmamoğlu’nun başarısının sırrı nedir? Yani Ekrem İmamoğlu 23 Haziran’da 806 bin fark atarak, İstanbul tarihinde görülmemiş bir sonuç çıkardı. Hem de karşısında Başbakanlık yapmış, Meclis Başkanlığı Bakanlık, milletvekilliği, bürokratlık yapmış, yani etikete baktığınızda her açıdan İmamoğlu’nu katlayan Binali Yıldırım, diğer yanda Beylikdüzü Belediye başkanlığı yapmış, çok küçümsedikleri İmamoğlu…Az önce söylediğim “TEK AYAK” üstünde duranlar kaybetmiştir. İmamoğlu, her iki ayağını sağlam yere bastı.
Halka kendisini inandırdı. Güven verdi. Kavga dilini hiç kullanmadı. Siyasetin kavga yaparak değil, hizmet ederek yaşayacağını ve yaşatılabileceğini halka yeniden anlattı ve buna da inandırdı. Yasin Şerif’i okudu, Atatürk’ün anıtını ziyaret etti. Fatih’in Türbesine gitti. Bunlar çok önemli detaylardır. İmamoğlu solcu olmasına rağmen, sağ söylemlerle oy aldı.
Aslında tüm değerlerimizi harmanladı, Hiç birisini reddetmedi, bizim kültürümüz, yaşantımız olduğunu anlattı. Tek ayakla hiçbir şey yapılmıyor demek ki. Sadece çıkan asansör düşünün. Nasıl ineceksiniz? Tek direk üstünde ev gördünüz mü? Demek ki siyaseti toplum için herkes için söz de değil, eylemde de yapacaksınız ki başarılı olabilesiniz. İmamoğlu bu bakımdan yeni bir yüz ve halkında onay verdiği yeni bir siyasi anlayışın ismi olmuştur. Bunu devam ettirebilir mi, ettiremez mi onu bilemem.
Zafer Aydemir’in dünyadan yerele olan bakış açısı ve yaşananları değerlendiren söyleşisinde yaptığı tespitlere yönelik dikkat çeken cümleler de öne çıkıyor. Misal vermek gerekirse Aydemir’e göre siyasi kişilik nasıl olmalı? Neden kaybedilir? Ya da tersi kazanmak için ne yapılmalı?
1-Özü sözü ve davranışı birbirini tutan iç tutarlılığı ile insanlarda güven yaratan kişilik.
2-Yaşadığı toplumda oluşmuş ve benimsenmiş değerler sistemine karşı çıkarak değil, o değerleri yapay ve yararlanmak için değil, gerçekten toplumun ihtiyacı olduğu için benimsemek ve onlara saygılı olmak.
3- Rakiplerinin söyledikleri ile yaptıklarının arasında doğan “büyük boşlukları” devlet adamı özeli ve saygısıyla dile getirmek; küfretmeyen, tehdit etmeyen ben ve ötekiler diye ayırmayan kapsayıcı ve olgun bir dil kullanmak.
4- Kitlelerde biriken ayrımcılığın, inanç sömürücülüğünün, kayırmacılığın, liyakatı hiçe sayan taraftarlığın tortularını uygun bir dille kitlelere anlatmak.
5- En önemlisi kim olduğunu, nereden geldiğini, ne yapmak istediğini, nasıl yapacağını, açıklığı,adaleti özleyen insanların sesi olmak için azami özen göstermek.
Demokratik toplumlarda seçimlerde kaybedenler,
“kendisine ayna tutmayanlar” olmuştur.
Başını kaldırıp yukarıya bakmasını bilmeyen, kendisini en yükseklerde sananlar sürekli kaybetmişlerdir.
İşaret parmağınla başkalarını suçlarken, üç parmağınızda kendine dönmüş olduğunun farkında olmayan akıl gözü kör olanların kaybetmesi mukadderdir.
DOĞU AKDENİZ'E DİKKAT!..
Türkiye'nin dışında gelişen ama Türkiye'yi yakından ilgilendiren gelişmeleri de değerlendiren Aydemir şöyle devam ediyor; 
AKDENİZ.
Halıhazırda Suriye’de yaşanan savaş, İsrail ile Filistin’liler arasında yaşananlar, Orta Doğu bölgesini bir kez daha dünya gündemine getirdi.
ORTADOĞU, Akdeniz havzasının doğal coğrafi bir devamlılığıdır. Dolayısıyla geniş Akdeniz jeopolitiğinin bir parçasıdır.
AKDENİZ, üç kıtanın keşişim noktasında yer alması dolayısıyla, 
Asya,Avrupa ve Afrika arasında bir köprü işlevi görmesi.
AKDENİZ, iki okyanusu, Atlantik ve Hint okyanusunu birbirlerine bağlaması.
AKDENİZ, dolaylısında ki toprakların Antik dünya kültürü, medeniyeti ve tarihinin merkezinde yer alması dolayısıyla batı kültürünün temeli olması.
AKDENİZ, bölgenin ekonomik önemi ve dünya ticaretinde kilit yolların üzerinde olması,
AKDENİZ, Hırıstiyan, Musevi ve İslam dünyasının kesişim noktasıdır.
Bu bölgede tüm tarih boyunca en fazla sayıda savaş olduğunu belirtmek gerek.
Doğu Akdeniz havzasında son zamanlarda keşfedilen petrol ve doğal gaz zenginlikleri Bir çok ülkenin iştahını kabartmaktadır.
Türkiye Akdeniz’in kadim ülkelerindendir.
En uzun kıyı şeridine ve “batmayan uçak gemisi KIBRIS “ ile en avantajlı ülkedir.
Akdeniz’de sular ısınmakta, 
Sıcak veya soğuk çatışmalardan, Türkiye başarıyla çıkmak zorundadır.
Burada ki küçük bir başarısızlık, önümüzdeki yıllarda, Kafkasya ve bağlantılı olarak Doğu Karadeniz havzasındaki aynı oyunlarda elimizi zayıflatacaktır. 
(DEVAM EDECEK..)

Etiketler: Artvin

Diğer Siyaset Alt2 haberleri

  • PAYLAŞ

YORUM EKLE

Misafir olarak yorum yapıyorsunuz. Üye Girişi yapın veya Kayıt olun.