Bugün: 26.06.2019

ÇAY ÜRETİCİLERİNDEN ÇAY ALIM ÜCRETİNE TEPKİ!

ÇAY ÜRETİCİLERİNDEN  ÇAY ALIM ÜCRETİNE TEPKİ!

Hükümet Çay fiyatını destekleme ile birlikte 3 TL 3 kuruş olarak açıkladı. Hükümete sorarsanız büyük zam yaptı. 22.05.2019 10:59
Devletin 3 TL’den aldığı çayı özel sektör 2 TL’den alıyor. Akla gelen soru şu? Devlet üreticisini neden perişan ediyor? Neden özel sektöre kurban ediyor? Madem 2 TL’ye alınıyorsa neden 3 TL verip devleti zarara uğratıyor(!!!) Şayet bu emeğin hakkı 3TL’nin üstü ise özel çay fabrikalarına neden 2 TL’den aldırtmakta, bu fabrikalara yönlendirmektedir? Bu sorular çay üreticilerinin bize aktarmamız için sorduğu ve cevap aradığı sorulardır.
HOPA, YOLDERE, KOYUNCULAR KÖYLERİ HAVZASINDA 
ÇAY TOPLAYAN ÇAY ÜRETİCİLERİ DERTLİ Mİ DERTLİ….. 
Hızır ve Zeki Kibar, “Hükümet bize 3 TL fiyat verdi. Bu parayı 1 yıl sonra verecekler!. Buradan mağdur ediyoruz. Bunun yanında koya var, kalan çaylarımızı özel sektör 2 TL’den alıyor. İnanın toplamaya değmiyor. Sıfıra sıfır. Neden mi? İnanın son 2 yılda her şey en az 2 kat arttı. Halimiz perişandır. Bu arazilerin ne kadar dik olduğuna bakın. Oraya yol çıkmaz. Hava hattı ile çaylarımızı yola indiriyoruz. Bu çayları işçiye toplatıyoruz.
İşçiye, gübreye, taşımak için araca, mazota, yemeğe tarlaların bakımına her şeye para veriliyor. Ve bunların maliyetleri, son 2 yılda adeta katlandı. Ama çay alım fiyatı yerinde sayıyor bile denmez!. Çay üreticileri mağduruz. Bu mağduriyet sadece bugün de değil, ezelden beri devam ediyor. Özel sektör 2 TL’den çayımızı alıyor. Ama 1 kilo işlenmiş çay market reyonlarına konduğunda 30 TL fiyat yazılıyor. Bunun içinde bizim alın terimiz var. 15 kat fazla kazanılan yerde bize reva görülen özelde 2 TL devlette 3 TL. Hiç adil değil.”şeklinde düşüncelerini aktardılar.
Öte yandan CHP Genel Başkan yardımcısı Orhan Sarıbal’da konuyla ilgili açıklama yaparak çay üreticilerinin mağduriyetini gündeme taşıdı Sarıbal’ın açıklamalarının satırbaşları ise şöyle;
CHP’Lİ SARIBAL: ÇAY İÇİN AÇIKLANAN FİYATLAR ÜRETİCİYİ DESTEKLER DURUMDA DEĞİL
CHP Genel Başkan Yardımcısı Orhan Sarıbal, "Açıklanan çay fiyatlarındaki artış yüzde 21 olurken buna karşılık gübre fiyatları yüzde 100, ilaç yüzde 70 ila yüzde 150, işçilik yüzde 50 artmış. Çay için açıklanan fiyatlar üreticiyi destekler durumda değil" dedi.
CHP’li Sarıbal: Çay için açıklanan fiyatlar üreticiyi destekler durumda değil. Sarıbal, Mecliste düzenlediği basın toplantısında, Türkiye’nin tüm zenginliklerinin sömürülmeye devam edildiğini öne sürdü.
Ülkenin yeniden kendi kaynaklarından, kendi insanından yana bir dayanışmayı sağlamaktan başka çaresi bulunmadığını belirten Sarıbal, ekonominin “yangın yeri” olduğunu savundu. İşsizlik ve enflasyonun “başını alıp gittiğini”, mevsimsel üretimden kaynaklı ürünlerin fiyatının düşmediğini söyleyen Sarıbal, “Maliyetler yüksek. Üretici güven endeksi düşüyor, kapanan iş yerlerine her gün yenileri ekleniyor. Girdi fiyatları yüksek olduğu için artık üretim fiyatlarını belirleme şansımız yok. Büyük krizin en büyük mağdurları ise yine dar gelirliler. Bir eli yağda bir eli balda olan bir avuç insan ve o bir avuç insana hizmet eden geriye kalan tüm insanlar… 80 milyon insan bir kişinin ve onun çeperinin karnını doyurmakla meşgul” diye konuştu.
“ÜLKE NEREDEYSE KAÇAK ÇAY 
CENNETİNE DÖNÜŞMÜŞ DURUMDA”
Sarıbal, çay hasadı zamanı geldiğini ifade ederek, şunları kaydetti: “Kişi başına 3,5 kilo çay tüketen dünyanın ender ülkelerinden birisiyiz. Hemen hemen 300 bin ton civarında kuru çay üretmekteyiz. Açıklanan çay fiyatlarındaki artış yüzde 21 olurken buna karşılık gübre fiyatları yüzde 100, ilaç yüzde 70 ila yüzde 150, işçilik yüzde 50 artmış.
Çay için açıklanan fiyatlar üreticiyi destekler durumda değil. Çaykur’un açıkladığı bağlayıcı fiyat değil. Geçen sene Çaykur yüzde 48, özel sektör ise yüzde 51 alım yapmış. Bugün özel sektör de 3 firmanın elinde. Ayrıca 2002 yılının sonunda 2,5 ton çay ithal ediyormuşuz, 2018 yılında ise 8 kat daha fazla çay ithal etmişiz yani 22 bin ton ithal etmişiz. Bu bizim bildiğimiz ithalat. Türkiye’ye çok ciddi oranda kaçak çay girişi var. Bunları tutan, belirleyen bir yapı yok. Ülke neredeyse kaçak çay cennetine dönüşmüş durumda.” Sarıbal, ayrıca bugünün “Dünya Süt Günü” olduğunu anımsattı.
“CANLI HAYVAN İTHAL ETMENİN TEMEL 
NOKTASI SÜT ÜRETMEMEKTİR”
Sütün, insanın sağlıklı, yeterli ve dengeli beslenmesi için önemli bir gıda olduğunu vurgulayan Sarıbal, süt üretiminde geçen yılın aynı dönemlerine oranla ciddi düşüş olduğuna dikkati çekti.
Süt üretimindeki düşüşün, bir önceki yıl bir milyonun üzerinde süt hayvanının kesime gitmesinden kaynaklandığını ileri süren Sarıbal, “Süt hayvanı kesime gidiyorsa orada siz et sorununu, süt sorununu çözemez, hayvansal varlığınızı büyütemezsiniz. Dolayısıyla Türkiye’nin yaşadığı temel sorun da budur. Israrla et ithal etmenin, ısrarla canlı hayvan ithal etmenin temel noktası süt üretmemektir” değerlendirmesinde bulundu.
HABER: SAMİ ÖZÇELİK


Etiketler: Artvin

Diğer Siyaset Alt2 haberleri

  • PAYLAŞ

YORUM EKLE

Misafir olarak yorum yapıyorsunuz. Üye Girişi yapın veya Kayıt olun.