Bugün: 22.10.2020
  • Ana Sayfa
  • »
  • İŞKUR YİNE İŞ BAŞINDA!..

İŞKUR YİNE İŞ BAŞINDA!..

İŞKUR YİNE İŞ BAŞINDA!..

 İşkur,  uzun yıllardır 1 yıldan az süreli 3-6-9 aylık  kısa vadeli işler için işçi alarak, çeşitli kamu ve özel kurumlara  dağıtıyor. Bu işsizliği azaltan, tedaviye yönelik bir çalışma değil. Genellikle seçim zamanları, referandumlarda, kısaca siyasi amaçlar için yapılan alımlardır. 
Düşünün, bu işe bile girebilmeniz için ilk geçeceğiniz etap AKP il Başkanlıkları, İlçe Başkanlıkları, AKP’ye yakın insanların ricasını aracı olarak kullanmaktır. Şu anda tuvaletçi bile alınacaksa, bu böyledir. Yani bir anlamda bu insanlara, “sizi işe alacağız, ama şu zamanda yapılacak seçim veya referandumda şu oyu vereceksiniz. Hatta sizin oyunuz yeterli değil, ailenizden de isteyeceksiniz” hissiyatı ziyadesiyle verilir!.. Sonra, Halk özgür iradesiyle oyunu kullanmış olur!..

Tabii, bu Türk toplumunda aslında büyük bir  üzüntüyü yaşatıyor.  Çünkü bu yapılan iş alımı,  kangren olmuş bir yaraya tentürdiyot sürmek, ağrısını almak için aspirin vermekten başka bir şey değil. Bunu genel anlamda siyasi rüşvet olarak algılayanların oranı çok çok yüksektir.

Nisanda yapılacak referandum öncesi Türkiye genelinde onbinlerce insan yine İşkur marifeti ile alınacak ve   3-6 aylığına bazı kurumlara verilecek. 6 ay sonra bu insanlar yine işsiz olacak. İşkur bu alımları gerçekleştirdikten  hemen sonra  TÜİK bir rapor açıklayacak. Rapor örneğin,  Mart ayında işsizlik 12.9’dan % 9’lara kadar düştü!. Diyecek. Rakamlar bir güzel rahatlamış olacak!. 
Ya işsiz, sıkıntı içinde yaşam mücadelesi veren işsizler ne olacak? Bir başka seçimi, bir başka bilmem neyi bekleyecek ki, 3-6-0 aylık iş bulabilmiş olsun…

 Dünyada böyle bir  istihdam projesi yoktur, olamaz da!. Siz var olan bütün fabrikaları, kapatıp, 15 yıldır bir tane bile atölye açmayacaksınız, köyleri şehirlere yığacaksınız, İthalatınız İhracatınızı katlayacak, cari açığını  sürekli artacak, buna karşın gerçek anlamda üretime dayalı bir “Milli seferberlik” başlatmayacaksınız. ...

Nerden bakarsanız bakın, proje daha doğuştan ölüdür!.  Nüfusu bizim  nüfusun 15 katından fazla olan  Çin’de  işsizliğin çok yüksek olması gerekirdi!. Ama onlar Türkiye gibi yalandan hiç iş yapmazlar. Hammededen onlarca çeşit ürün üretiyorlar. Beğenin beğenmeyin. Mallarına madeın CHİNA yazabiliyorlar.

Bakın şu AVM’ler resmen ülkemizi, halkımıza soyup soğana çeviriyor. Acımasızdırlar. Ölseniz umurlarında değil. Nerde para varsa kene misali orada bitiveriyorlar. Sıcak parayı emmenin en basit ve kolay yoludur AVM’ler. Bir bakın Artvin gibi minnacık bir yerde ne çok AVM var. 

Artvin’e giren sıcak parayı  çekiyorlar. Yerli esnaf öldü. Şimdi diyeceksiniz ki yerli halk esnafına sahip çıksın. Eğer bu insanlar yoksulluğun, umutsuzluğun pençesindeyse 1 krş. Ucuzunu arayacak. AVM’ler, normal şartlarda Türk Ticaret Kanunlarına göre Haksız rekabet yapıyorlar. 

Bundan dolayı ucuz sattığı bazı malları müşteri çekme  reklam aracı olarak kullanıyor!. Esnaf nal topluyor. Şair Hüdaverdi  Er, uğradığı bir esnaf arkadaşının gün boyu  siftah yapamadığını öğrenince şöyle bir ibare düşüyor; “Dün bir esnaf dostuma uğradım. Gördüm ki daha siftah yapmamış, cebinde bir çay parası bile yoktu. Bunun üzerine aşağıdaki şiirimi kaleme aldım.
ESNAF
Keşke görmeseydim perişan hali,/ Büyük sermayeye av olmuş esnaf.
Bu büyük kıyımın kimde vebali,/Bozuk paralara tav olmuş esnaf.

Dokunma teline birden parlıyor,/Sönmüş ocağını bire harlıyor,
Zemheride buram buram terliyor,/Yanardağ ağzında lav olmuş esnaf.

Toptancı yolunu gözlemez olmuş,/Ayın on beşini özlemez olmuş,
Nasır tutmuş yürek sızlamaz olmuş,/Eğilmiş, bükülmüş, vav olmuş esnaf.

Bırakın binliği kuruşa hasret,/Ne eşten ne dosttan beklemez nusret,
Başına üşüşmüş binlerce kasvet,/Tutuşan ocağa kav olmuş esnaf.

Kimse bakıp kapısını çalmıyor,/Bugün boşalan raf yarın dolmuyor,
Ne olacak işin sonu bilmiyor,/Yeni idol`lere sav olmuş esnaf…

 İnsanlar yarınlarından umutsuz. Köylerde tarlalar, bağlar orman oldu. Elden gitti. Bir çam fidanı bir tapudan daha çok geçerli!. Çıkmışsa tarla, bağ  senin değil artık. Senin değilse devletindir. 

Devletinse  HESÇİ’ye madenciye, taş ocakçısına satabilir, istediği gibi özelleştirebilir,, seni oradan çıkarır. Bakın Yaylalar da bunu yapıyorlar. Artık vatandaş yayla için kira vermek zorunda.  Yaylalar yapılaşmaya açıldığında zengin Arap turistlere, yada başka para baronlarına satılacak. Yeşil Yol gerçekten halkı düşündükleri için mi yapıyorlar? Yılda 3 ay bile açık kalmayacak, asla rantabl  olmayacak yol için devlet milyarlarca dolar harcıyor!.. Bayram değil, seyran değil!..
 Yani dostlar Dağ Başını duman almış!.
Hükümet bu İşçi alımını gariban, yoksul halkı düşündükleri için, samimiyetlerinden, insan sevgilerinden, hizmet için, Allah için yapsalar  vallahi de billahi de böyle bir yazı yazmazdım. Teşekkür yazısı yazardım. Bugün yapılan alımlar , ticaridir, siyasidir,  amaçlıdır, gizli ajanda hesabıdır, adına ne derseniz deyin ama asla iyi niyetli, insancıl bir eylem veya  hareket değildir!..
ESEN KALIN

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 1733