Bıyıklı, depremde arama kurtarma faaliyetlerine katılan gönüllülerin öğrencilere verdiği deprem eğitimlerine değinerek,  okullarda zorunlu afet eğitimi dersi verilmesi gerektiğini vurguladı.

Hopa Ticaret ve Sanayi Odası Başkanlığında 24 Ağustos 2015'te Hopa'da yaşanan sel felaketinin ardından kurulan HOPAK, yetenekli gönüllüleri sayesinde kentte birçok kurtarma faaliyetine imza attı.

Asrın felaketi olarak nitelendirilen 6 Şubat’ta meydana gelen ve 10 ilde yıkıcı etki gösteren depremlerin ardından, anında koordine olarak gerekli ekipmanları hazırlayıp yola çıkan ve onlarca can kurtaran HOPAK Derneği ekibi, tüm Türkiye'nin gönlünde taht kurdu.

Arama kurtarma çalışmalarını tamamlayarak Hopa'ya dönen ekipler Milli Eğitim Müdürlüğü koordinesinde okullarda deprem eğitimi verdi. 

1-9

Deprem gerçeği olan ülkede depreme hazırlıksız ve bilinçsiz bir toplum olduğunu ifade eden HOPAK Derneği Başkanı Gökhan Bıyıklı,  "Yurdumuzda değişik zamanlar içerisinde muhtelif depremler olmuştur. 1999 depremini yaşadık, ardından Erzincan depremi yaşandı. Bu depremlere  müdahale noktasında fiili olarak Hopa'dan olaya el atılması bir ilktir. Yazılı ve görel basın sayesinde HOPAK'ı Türkiye'de birçok insan gördü.  Dolayısıyla yöre halkının ister istemez dikkatini çekti. Deprem deneyimimizin olmamasına rağmen bu durumun altından başarıyla çıktık. Bu da önemli bir unsur oldu çünkü biz deprem bölgesinde değiliz ama Türkiye'nin bir deprem gerçeği var. Bu anlamda öğrencilerin bilinçlendirilmesi gerekiyordu. Milli eğitimden bize talep geldi. Deprem esnasında insanların ne  yapacağı konusunda depremden gelmiş bir operasyon ekibi eğitim verdi. Faydalı da oldu. Operasyon şefimiz Emin Üçüncü de bu konuda çok becerikli. Deprem öncesinde, sırasında veya sonrasında yapılması gerekenler. Doğru bildiğimiz yanlışlar nelerdir bunların eğitimleri verildi.  Örneğin ekiplerimiz sadece 47 kişiyi apartman boşluklarında çıkardılar. Bu ne demektir? O kişi yerinde kalsaydı, yattığı yerde hayat üçgenini oluştursaydı bunların birçoğu hayatta olacaktı. Ama hepsi bir anda kapılara yığılıyorlar. Birçoğu evin iç kısmında ya da  kapıdan daha yeni çıkmış vaziyette bulundu. Evin iç kısmında olan kapının deprem anında kasılmasıyla kilitlendi dolayısıyla orada yakalandı.  Bir kısmı çıkabildi ama apartman boşluğunda yakalandı. Bir apartmanda 5-6 metrekarelik alanda 47 kişi aynı anda can verdi. Çök, kapan, tutun hareketini uygulamak, hayat üçgeni gibi durumları çocuklara anlatmaya çalıştı ekiplerimiz." dedi.

Afetlere hazırlıklı olmak için afetin unutturulmaması gerektiğini ve bilgilerin sürekli yenilenmesi gerektiğini aktaran Bıyıklı,  "Maalesef toplumların bir özelliği vardır. yaşanan vakalar insan beyninde 28 günden sonra ikinci plana geçer. Bu sürede o olayı çok net hatırlarsın.

Ancak bu süreden sonra insanın doğası gereği bu durumu ikinci plana atıyor. Bizim okullarımızda sürekli olarak depremle ilgili çocuklarımıza zorunlu eğitim verilmesi gerekiyor. Bu hafızada sürekli taze kalması gerekiyor ki unutulmasın. Haftada bir gün depremle ilgili veya diğer afetlerle ilgili mutlaka ders verilmeli. Varsın aynı şeyi tekrar etsinler ama hafızalarda sürekli kasın. Tabi Milli Eğitim Bakanlığımız bizim düşündüğümüz gibi bir şeyler düşünüyordur. Umarım hayata geçirirler." diye konuştu. 

Arama kurtarma faaliyetlerine katılan ekiplerin başarısına değinen Bıyıklı, "Depremde 9 can kurtardık.

Maalesef 35 de cansız bedene ulaştık enkazlarda. Tarifi zor bir durum yaşadı ekiplerimiz. Ayrıca ilk defa bir deprem müdahalesi olmasına rağmen çok çok başarılı bir şekilde çıktılar.

İbrahim Eksilmez’in Konuğu Oldu İbrahim Eksilmez’in Konuğu Oldu

Personelimizin üstün başarısı sahadaki AFAD tarafından da tespit edildi. Oranın göz bebeği oldular. Jandarma Arama Kurtarma ekipleri de bizim çocuklarımız ile koordineli çalıştı.  Enkaz çok komplike bir yapı içerisinde doğalgaz geçen, elektrik, su tesisatları var. Bunlara müdahale ederken çok hassasiyetle takip edilmesi gereken pozisyonlar. Bizim çocuklarımız bu konuda eğitim aldı. Aralarında elektrikçi, su tesisatçısı, inşaatçı arkadaşlarımız var. Dolayısıyla konuya yakın oldukları için bu bir avantaj oluşturdu. Kısa bir süre sonra Malatya bölgesinde en başarılı ekip lanse edildik.

Hatta Malatya Cumhuriyet Başsavcısı bizim ekipmanlarımızı beğendiği için yıkılan binalardan alınan karot örneklerini bizim ekibimiz öncülüğünde bu çalışmaları yaptı. Bu anlamda da gurur duyulacak bir tablo yaşadık." şeklinde konuştu.

Mert Can KÜÇÜK KOÇAK

Editör: Haber Masası