Salonu Yine Doldurdu Salonu Yine Doldurdu
CHP Artvin Milletvekili Uğur Bayraktutan, Muğla’da yaşanan yangının ardından TBMM Genel Kurulu’nda Orman Yangınları hakkında konuşma yaptı. Bayraktutan, “Bu Hükümet Yangın Söndürmüyor, Köz Söndürüyor” diyerek hükümetin yangın karşısında yetersiz kaldığını belirtti. Geçen yıllarda yaşanan yangınlardan ders çıkarılmadığına dikkat çeken Bayraktutan,“Siz ders çıkartmadınız, sınıfta kaldınız” diyerek tepi gösterdi. Uğur Bayraktutan Konuşmasında şu ifadelere yer verdi: “Geçen yıl, on beş gün süren 66 bin hektar alanın yanmış olduğu Muğla yangınından bir ders çıkartırdık diye umuyorduk ama ne yazık ki böyle bir dersi çıkaramadık. Bakın, Sayın Bakan Kirişçi dün yaptığı açıklamada şöyle diyor: "Çok korkutucu ve vahim bir tablo yok." Dün yaptığı açıklamaya fazla şaşırmadım ama bugün yaptığı açıklama daha ilginç, açıklama aynen şöyle: "Kontrolsüzlük yok, kontrol altına alınmış bir durum da yok." diyor. Bundan ne anladı burada Parlamentodaki milletvekilleri? Yani bu şekildeki bir demeç bile, yangın karşısında çaresiz kalan bir hükûmetin bakanının acziyetini ortaya koyan fiilî bir durum. Böyle bir tabloyla karşı karşıyayız. Sözü uzatmaya gerek yok; bu Hükûmet, yangın söndürmüyor, köz söndürüyor köz yani geride kalan közleri söndürüyor! “Sizin Mustafa Kemal’in Emaneti Türk Hava Kurumuna Alerjiniz Var!” Niye böyle? Bakın, şimdi, sizin Türk Hava Kurumuna karşı bir alerjiniz var. Türk Hava Kurumu kimin kurumu? Mustafa Kemal'in emaneti. Ne yaptınız? "Efendim, uçakların motorlarında kuşlar yuva yapıyor." dediniz. Ne yapıyorlardı? Bunların uçakları amfibi uçaklardı; zamanında, gidiyorlardı, denize iniyorlardı, çok kısa saniyeler içerisinde, yedi dakikada, on dakikada suyu alıyorlardı, geliyorlardı, söndürüyorlardı. Geçtiğimiz dönemde, Pakdemirli döneminde bazı uçaklar almışsınız. Bu uçaklar "AirTractor" denilen İspanya'dan alınan uçaklar. Bunlara hayır diyemezsiniz. Bu uçaklar 3-3,5 ton alıyor; bu uçaklar gidip havaalanından, sabit yerden su alabiliyorlar yani gidip de başka bir yerden alamıyor, gidip denizden su alamıyor değerli arkadaşlarım. Bu yanlışlık zamanında uyarılmış, bu uçaklar bir buçuk saatte, iki saatte 3 ton su alıyor, geliyor, yangın yerine suları döküyor. Bununla yangının sönmesi mümkün değil. Yani buna ilişkin ne yapmanız gerekiyor? Hükûmet ne yapıyor? Biz kıyamet kopartıyoruz. Cumhurbaşkanlığı sarayına, Cumhurbaşkanına 8 tane uçak alan bu devlet ne yazık ki yangın söndürme uçağı alamıyor. “Siz ders çıkartmadınız, sınıfta kaldınız” Gidip yangın söndürme alanlarında, onların başında hamaset yapmayla, yukarıdan aşağı doğru bakıp da "Bunu söndürüyoruz." demeyle olmuyor. Ben bugün Sayın Soylu'yu dinledim, Beyefendiyi dinliyorken "Devlet bu. Bu ölürse devlette ölür." dedim; kendisini devletle özdeşleştirmiş. Böyle bir devlet yok; bu devlet hepimizin, bu devlet hepimizin. Geçen yıl bundan niye ders çıkartmadınız? Bakın, üç gündür yanıyor arka arkaya, üç gündür Muğla'da insanlar feryat ediyor ve çaresizlik içerisinde. Bugün gördük ki Cumhurbaşkanının yazlık sarayına doğru gitmeye başladı yangın; müdahalenin arttığı söyleniyor. Bunlara inanmak istemiyorum ama buna ilişkin iddialar var. Bu tablonun bir an önce ortadan kaldırılması gerekiyor. Ne yapılması gerekiyor? Bilime inanan, pozitif bilime inanan bir insan bu yangınlardan, uğramış olduğu bu zararlardan kendisine ders çıkartır. Siz ders çıkartmadınız, sınıfta kaldınız. Yangının sorumlusu sizlersiniz; sarayda kendisine 8 tane uçak alandır yangının sorumlusu; buna zamanında müdahale etmeyendir; 1962 model helikopterleri kiralayarak getirip de onlardan rant elde edenlerdir bu yangının sorumlusu. Ama gün gelecek, devran dönecek bir gün hepiniz bunun hesabını vereceksiniz.” Aynur Bağdat    

Editör: Haber Merkezi