İnsanlığımızdan Utanıyoruz İnsanlığımızdan Utanıyoruz

Memur ve memur emeklisinin 2024 ve 2025'teki mali ve sosyal haklarının belirlendiği 7. Dönem Toplu Sözleşme görüşmelerine göre bu yılın ilk yarısı için yüzde 15 ve enflasyon farklarından oluşan artış yapılacak.

Aralık ayı enflasyonunun açıklanmasıyla birlikte memur ve memur emeklilerinin alacağı enflasyon farkı dahil aylık artışları yüzde 49,25 oldu.

Konuya ilişkin açıklama yapan Türkiye Kamu-Sen Artvin Şube Başkanı Hüseyin Aydın, 2023 yılının son 6 ayında yaklaşık 31 puan eridiğini kaydederek, “TÜİK 2023 yılının enflasyon oranını açıkladı. Buna göre Aralık ayında TÜFE’nin yüzde 2,93 artmasıyla birlikte 2023 yılının tamamında enflasyon 64,77 olarak gerçekleşti. Temmuz-Aralık aylarını kapsayan 6 aylık enflasyon ise yüzde 37,56 oldu. Temmuz ayında memur maaşlarına enflasyon farkı hariç yüzde 6 zam yapılmıştı. Hal böyle olunca gerçekleşen enflasyon, memurlara maaş zammı olarak yapılan artışın 6,3 katına ulaşmış ve memur maaşları son altı ay içinde 31,56 puan erimiş oldu. Bu 31,56 puanlık erimenin telafisi için memur maaşlarına ocak ayında enflasyon farkı ödemesi yapılacak. Bunun üzerine de 2024 yılının altı aylık zam oranı olan yüzde 15’lik bir artış eklenecek. Ancak şunu unutmamak gerekir ki enflasyon farkı bir zam değildir. Ne yazık ki kamuoyunda memur maaşlarına verilen enflasyon farkının zam olduğu algısı yaratılıyor. Aralık 2023 itibarı ile ortalama memur maaşı sosyal yardımlar da dahil edildiğinde 25 bin 500 TL düzeyindeydi. Buna göre memur maaşları geride kalan 6 ayda aylık 8 bin 47 TL eridi. Ocak ayında yapılacak enflasyon farkı ödemesi işte bu erimeyi telafi etmeye yönelik olacak. Böylece memur maaşları 2024 yılının ilk 6 ayı için yalnızca yüzde 15 zamlanacak. Her dönem yaşanan bir gerçek var ki, o da memur maaşlarına yapılacak artışların enflasyon hedefinin bile gerisinde kalmaya devam etmesidir.” dedi.

Toplu sözleşme görüşmeleri sonucunda kararlaştırılan maaş artışları bir zam olmaktan çıkmış, yalnızca enflasyon ödemesi haline geldiğini aktaran Aydın, “Bu da kamu çalışanları ve emeklilerin maaşlarındaki erimenin sürekliliği anlamına gelir. Böyle bir maaş politikası memur ve emeklilerimizin bütçelerinde onarılmaz açıklar yaratmaktadır.  Daima kamu çalışanlarına ve emeklilerine piyasa gerçekleriyle örtüşen maaş zammı yapılması gerektiğini ifade ediyoruz. Kamu görevlilerimizin alım gücünün yükseltilmesi için gerçek enflasyonun üzerinde bir artış yapılması ve buna ek olarak refah payı verilmesinin zorunlu olduğunu vurguluyoruz.” diye konuştu.

Maaşlar erirken 6 ay boyunca izleyip bu süre sonunda telafi etmenin çalışan bütçesine bir faydası olmayacağını  dile getiren Aydın, çözümün memur maaşlarına yapılacak zammın üzerine en az 10 puanlık bir refah artışında olacağını aktararak, “Aksi halde ülke ekonomisi büyürken memur ve emeklinin pastadan aldığı pay sürekli düşecek, gelir dağılımında denge bozulacaktır. Gelir dağılımında dengeyi sağlamanın ve alım gücünü gerçek anlamda yükseltmenin yolu memurlarımıza yapılacak artışa ilave olarak yüzde 10 refah payı vermektir. Yetkililer kamu çalışanlarının bu feryadına duyarsız kalmamalı ve refah payı ile kamu çalışanlarının alım gücünü desteklemelidir.” ifadelerini kullandı.

Haber Merkezi

Editör: Editör Masası